24 Kasım 2010 Çarşamba

24.11.10 dersi için

Her ne kadar parmağımın kesilmesi sonucu görmüş olduğum kan ve arada içtiğim kahve hayatımda ilk kez tecrübe ettiğim çarpıntı olayına  neden olsa da, her ne kadar şimdiye kadar doğaçlamaların hepsinde olmak isteyip oturduktan sonra bile hemen çıkmak isteyip bu hafta hiç bi oyunda yer alamasam da seyretmekten bile keyif aldığım bir gündü yine.
Spontan olmanın ne demek olduğu daha bi içimize işliyor artık, yani insanız hepimiz ve "security first" diyerek kendimizi güvenceye alıyoruz sıramız gelmeden ve eğer sahnedeysek bu belki de arkadaşlarımızın sergilemesini kaçırmamız pahasına bile olsa yapıyoruz bunu kafamızda bin tilki dönüyor bu tur bunu bidahaki tur diğerini söylerim falan diye, ama burda bir hoca faktörüyle karşılaşıyoruz durmadan el çırpan ve hızlandıran. Ve farkına varıyoruz ki bilinç altımız gün ışığına çıkıveriyor birden bi de  muhteşem konu seçmeleriyle bize hayat veren!!! sevgili arkasaşlarımızı da unutmamak gerek diye düşünüyorum(bknz: angus:))
Arkadaşlarımdaki ve bendeki gelişmeyi görmek ve hocamızdan iyisiniz feedbackini almak da işin kaymağı gibi oluyor ve zaman zaman yaşadığımız endişelerin meyvesi tadından yenmiyor.
önümüzdeki hafta kahvesiz bir ara ve bol doğaçlama olması dileğiyle görüşmek üzere  ececan...

11 Kasım 2010 Perşembe

10.11.10 dersi için

Kağıtları yırttık parçaladık katladık buruşturduk, türlü biçimler soktuk. öylesine gelişigüzel bıraktık. Yorumladık yorumlandık. Kelimeleri birleştirip metin yazdık ve o metni başka gruplara oynattık. Çıkan sonuç masum bir kurbağanın gözlerinden anlaşılan deprem misali komik ve eğlenceliydi. Bir ara takip etmeye çalıştım kim bizim metnimizi oynuyor biz o metni kimlerin yorumundan yola çıkarak yazdık edemedim işte böylesine kollektif bir çalışamanın ürünüydü bu haftaki sergilememerimiz ve bence her ne kadar kurbağa olmak ve evrenleri çatıştırmaktan pek hoşlanmasa da sevgili arkadaşlarım oldukça başarılı sergilemeler ortaya çıktı.
Bahsetmeden edemeyeceğim birşey de bir kağıttan ortaya çıkan düşünceler silsilesi. İlk başta hepimiz aa ne oluyor nasıl bulacağız diye itirazlarda bulunduysak da yaratıcılıklar y,ne ön plandaydı ve eminin eğer hoca durun demeseydi daha da yaratıcı objeler oluşturmayı başarabilecektik.
Ve son olarak tiyatro sahnesi egzersiziydi sanırım adı hatırlamaıyorum. Spontanlığın had safhada olduğu ki kimi zaman partnerler bile takip edemediler bu hızı güzel bir çalışmaydı bence. hazır cevaplık hızlı düşünme ilk söyleyen kuralları belirler vs. vs. kısaca yine güzeldi yine öğrendim ve bence yine geliştim...

2 Kasım 2010 Salı

03.11.2010 dersi için

Hoca ders yok blog yazmanıza da gerek yok demiş ama ben tutamıyorum kendimi. Duygularımı hemmencecik paylaşmak istedim seninle sevgili blog.
Az önce mail kutusunun açtığımda öyle bir "nasıl ders olmaz ya çok üzüldüm" demişim ki ev arkadaşlarım dersi iptal olmasına sevinen inek öğrenci diye dalga geçtiler benimle. Oysa ben perşembeden itibaren tekrar çarşamba olsa da oyun yazsak oyun oynasak donmuş fotoğraflara can katsak acaba saçmalıyor muyum sıkıntısı olmadan saçmalamak istiyorum.