Sınıfımız Türkiye haritası, bizler doğduğumuz şehirlere gittik, ufak tefek anlaşmazlıklar olsa da haritada hepimize yer vardı. Sonra köşeler köşelerde ortak özelliklere göre ayrılmış kimseler bunlardan çıkan sonuç ise bence bizler ortak özelliklerimiz olan insanlarla daha yakın arkadaş olabilitemiz var.
6 kare 1 olay, 6 kişiden çıkan 6 ayrı fikir ve birinin sergilenmesi. Beni bu aktivitede şaşırtan herkesin gerçekten birbirinden güzel ve orjinal fikirlere sahip olmasıydı. 6 fotoğraf ve bir olay ses yok jest yok mimik yok şonuç ise herkes herşeyi anladı. Hadi denildi madem anlıyosunuz 6 tanede size birinciyi ve altıncıyı verelim kolaysa siz doldurun aradaki 4 fotoğrafı. Hocamızın da dediği üzere kazık atılması çok muhtemel bir oyunda en büyük kazığı yiyen grup bizdik açıkçası ama bu da bize en çok eğlenme fırsatı da sağlamadı değil hani, azmettik başardık:)) Bütün gruplardaki sergilemeler ve kurgular çok başarılıydı kanımca ve her ne kadar planlasak provalasak da olay doğaçlamada bitiyordu. Doğaçlama yeteneğimizin ve tetimizin ilerleyen haftalarla ilerleme kaydetmesini izlemek de keyif verici
Bakalım bu hafta neler gösterecek hepimize...
30 Ekim 2010 Cumartesi
22 Ekim 2010 Cuma
20.10.2010 dersi için
Bunu söylemek istemiyorum çünkü hep ders çok güzeldi terapi gibiydi ifadeler sıradanmış gibi geliyor ama söylemezsem de çatlayacağım. Bugün derstem önceki 4 saatimi Beşiktaş Emniyet Müdürlüğünde geçirmiş olmama ve o kadar beklememe rağmen sıranın bana gelmemiş olması ve matematik dersimi kaçırmıl olmama rağmen koşa koşa sırayı bırakarak okula bu derse gelme isteği, emniyetten çıkınca gelmeyen sıra nedeniyle çıldırmaya ramak kalışlar ve okula gelince unutuşlar, işte bu yüzden ders terapi gibiydi ve sinirlerimi aldı gitti:)
Bugün daha önceleri belki milyon defa oynadığım oyuna farklı bir perspektifle baktım. Bodoslama oynadığımızı sandığımız sandalye kapmaca oyununda bimeden strateji geliştirdiğimizi ve dahasında coopere olmamızı gerektiren hocayı sandalyeden uzak tutma konusundaki fiyaskomuz eğlenceli ve. aslında öğreticiydi. Bizi sürekli rekabet ortamına hazırlayan sistemin evlatları olarak birlikte çalışmak konusunda topluca ne kadar yetersiz oldduğumuzu farketme fırsatı yakaladık nu sayede.
Bir de sınırlı cümlelerle başlayıp sınırlı kelimelerle son bulan ve bence ifade yeteneği gerektiren oyunumuz vardı tabi bugün. Benim gibi konuşmaya extra düşkün bir insan için çok büyük sıkıntı oluşturabilecek bir oyundu fakat hastalığım sebebeiyle konuşamıyor oluşumdan ötürü biraz şanslıydım sanırım. Ama bundan sonra bunu günlük hayatıma taşımayı düşünebilirim aslında. Kelimelerden ve cümlelerden tasarruf edebilirim böylece:) hadi bakalım bir sonraki derse kadar bunu deneyelim labaratuar olan hayatımda kendimi denyeyeim bakalım ne kadar başarılı olabilirim...
Spontane olmak en az az konuşmak kadar zorlandığım bi konu sanırsam. Daima bir b,c,d planı olan bir insan olarak ben bile değiştir kısımlarında oturduğum yerden zorlandım ki bunu başaran arkadaşlara helal olsun...
Ve bu değiştir kısımlarına hem öğretmen olarak sınıfta he ece olarak hayatta çok ihtiyaç duyduğum yadsınamaz bi gerçek. önümüzdeki haftaki değiştirlerde gönüllü olmak için heyecanla bekliyorum:))
Not: İnanç Hoca ile drama hakkında konuşmak istiyorum aslında ama sanırım ne soracağımı bile bilmiyorum ben:(
Bugün daha önceleri belki milyon defa oynadığım oyuna farklı bir perspektifle baktım. Bodoslama oynadığımızı sandığımız sandalye kapmaca oyununda bimeden strateji geliştirdiğimizi ve dahasında coopere olmamızı gerektiren hocayı sandalyeden uzak tutma konusundaki fiyaskomuz eğlenceli ve. aslında öğreticiydi. Bizi sürekli rekabet ortamına hazırlayan sistemin evlatları olarak birlikte çalışmak konusunda topluca ne kadar yetersiz oldduğumuzu farketme fırsatı yakaladık nu sayede.
Bir de sınırlı cümlelerle başlayıp sınırlı kelimelerle son bulan ve bence ifade yeteneği gerektiren oyunumuz vardı tabi bugün. Benim gibi konuşmaya extra düşkün bir insan için çok büyük sıkıntı oluşturabilecek bir oyundu fakat hastalığım sebebeiyle konuşamıyor oluşumdan ötürü biraz şanslıydım sanırım. Ama bundan sonra bunu günlük hayatıma taşımayı düşünebilirim aslında. Kelimelerden ve cümlelerden tasarruf edebilirim böylece:) hadi bakalım bir sonraki derse kadar bunu deneyelim labaratuar olan hayatımda kendimi denyeyeim bakalım ne kadar başarılı olabilirim...
Spontane olmak en az az konuşmak kadar zorlandığım bi konu sanırsam. Daima bir b,c,d planı olan bir insan olarak ben bile değiştir kısımlarında oturduğum yerden zorlandım ki bunu başaran arkadaşlara helal olsun...
Ve bu değiştir kısımlarına hem öğretmen olarak sınıfta he ece olarak hayatta çok ihtiyaç duyduğum yadsınamaz bi gerçek. önümüzdeki haftaki değiştirlerde gönüllü olmak için heyecanla bekliyorum:))
Not: İnanç Hoca ile drama hakkında konuşmak istiyorum aslında ama sanırım ne soracağımı bile bilmiyorum ben:(
13 Ekim 2010 Çarşamba
13.10.10 dersi için
Bugün derse gelirken geçen haftaki gibi çok güleceğimi ve eğleneceğimi biliyordum fakat bilmediğim birşey varmış ki bunun dersin ikinci yarısının başlangıcında öğrendim. Kendimi bi sorgulamam ölçmem tartmam gerkiyormuş İnanç Hoca kendisiyle ilgili konuşurken bun u farkettim. Mezun olmak şu an için hayattan tek beklentim diğer bi deyişle mantığımın en güçlü sesi. Peki acaba iç benliğimin istediği başka şeyler yok mu tabi ki de var ama hepsi ertelenmiş ne zamana mezuniyetten sonraya.Hayatımın büyük çoğunluğunu ben bu anlayışla geçirdim. Attığım adımların pek çoğunu mantığımın sesyle attım nasıl ifade edebilrim bilmiyorum ama ben de isterdim herhalde, yaniokulu 12 senede bitirmeyi değil dee o ihtimalin okulun uzaması gibi durumların beni bu kadar çok korkutmasını:)
Bu yıl kendimde bir takım reformlar geliştirmeye çalışıyorum zaten ve bu süreçte kendimi tanımaya kendimle barışmaya ve kendime güvenmeye her zamankinden çok ihtiyacım olacak. Bugün kendimle ilgili olarak jest ve mimiklerimi hayatın enlerini yeterince ifade edecek kadar kullanamadığımı öğrendim. Bakalım haftaya kendimle ilgili neler öğreneceğim ve kendimi e gibi düşüncelere vuracağım...
Bu yıl kendimde bir takım reformlar geliştirmeye çalışıyorum zaten ve bu süreçte kendimi tanımaya kendimle barışmaya ve kendime güvenmeye her zamankinden çok ihtiyacım olacak. Bugün kendimle ilgili olarak jest ve mimiklerimi hayatın enlerini yeterince ifade edecek kadar kullanamadığımı öğrendim. Bakalım haftaya kendimle ilgili neler öğreneceğim ve kendimi e gibi düşüncelere vuracağım...
10 Ekim 2010 Pazar
06.10.10 dersi için
Derse gelirken ve ders bittikten sonra inanılmaz derecede kaygılıydım çünkü dersin kayıtlı öğrencisi değildim ve derse kabul edilip edilmeyeceğime dair fikrim yoktu.
Fakat dersin akışı içerisinde aklıma bu düşünceler hiç uğramadı ki bence bu dersin ne kadar rahatlatıcı olduğunun göstergesi. Dersin başında doğaçlama ve hızlı tepki üzerine çalışacağımız söylenmişti. ders boyunca doğaçlama konusunda çok sıkıntı yaşamadığımı fakat hızlı tepki konusunda (çember olup 'zıp'ladığımız oyun) sıkıntı yaşadığımı fark ettim.
Bu derste öğrendiklerime sadece öğretmen rolünde değilde hayatta her rolde her yerde ihtiyacım olacağını düşünüyorum.Bu ders döneminde eğlenerek çok şey öğreneceğimi düşünüyorum. Şu an fark ettiğim üzere blog yazmak konusunda da bir takım gelişmelere ihtiyacım var, bana birazcık yabancı bir durum.
Yeni dersleri ve oyunları heyecanla bekliyorum...
Kaydol:
Yorumlar (Atom)